Haber

Okyanusta 41 Gün: Adrift Filmine İlham Veren Olayın Yürek Burkan Gerçek Hikayesi

“`html

Gerçek hayatta karşılaşılan bazı olaylar, sanki bir filmin senaryosundan fırlamış gibidir. İşte Tami Oldham Ashcraft’ın yaşadığı bu korkunç ama ilham verici hikâye, tam olarak böyle bir deneyim. 1983 yılında Pasifik Okyanusu’nda meydana gelen bu olay, doğanın insanoğluna karşı ne kadar sert olabileceğini ve hayatta kalma içgüdüsünün üst düzeyde nasıl çalıştığını ortaya koyuyor. Genç bir kadın, kasırganın etkisiyle tamamen izole kalmış bir durumda, hayatta kalmak için tüm gücünü toplayarak mücadele vermeye çalıştı. Bu olağanüstü hikâye, yıllar sonrasında Adrift filmiyle geniş kitlelere ulaştı. İşte Tami Oldham Ashcraft ve onun kendine özgü hikayesi…

1983 yazında Tami Oldham Ashcraft’ın yaşamı sakin ve huzurluydu

Tami Oldham Ashcraft

Tami, nişanlısı Richard Sharp ile birlikte Güney Pasifik adalarında yelkenli bir yaşam sürüyordu. İkisi de denizle iç içe bir hayatı tercih ediyor ve yelken açmayı bir yaşam tarzı haline getirmişlerdi. Günleri, huzurlu koylarda, mavi ufuklarda ve derin sohbetlerle geçiyordu. Ancak bu sakin dönem, onları büyük bir maceraya yönlendirecek bir değişimin habercisiydi. Arkadaşlarının, Hazana adlı 44 fitlik yatı Tahiti’den San Diego’ya götürme teklifini kabul etmeleriyle birlikte hayatları birdenbire değişti. Yaklaşık 4.000 mil mesafedeki bu yolculuk, şimdiye kadar gerçekleştirdikleri en uzun seyahat olacaktı. Yine de bilgi birikimlerine ve birbirlerine olan güvenlerine dayanarak bu zorluğun üstesinden gelebileceklerine inanıyorlardı.

İlginizi çekebilir:

Ben Giles: Suç Mahallerini Temizleyerek Milyoner Olan Adamın İlginç Hikâyesi

O günlerde hiç kimse, yapacakları yolculuğun bir hayatta kalma mücadelesine dönüşeceğini düşünmemişti. Denize açıldıklarının üzerinden birkaç hafta geçmeden, doğa tüm planlarını alt üst etti

Tami Oldham Ashcraft

Ekim ayının başında bölgede muazzam bir fırtınanın oluştuğu görünmeye başladı. Tami Oldham Ashcraft ve Richard Sharp, kötü hava şartlarından kaçmak adına rotalarını değiştirdiler. Fakat fırtına, hızlı bir şekilde dördüncü kategori bir kasırgaya, bilinçli seçimiyle Raymond Kasırgası’na dönüştü. Günler boyunca fırtınadan uzakta durmaya çalıştılar, ama kasırga sürekli yön değiştirerek peşlerinden geliyordu. 12 Ekim gecesi, artık kaçacak yer kalmayınca büyük dalgalar yatı devirmeye başladı ve rüzgârın hızı 200 kilometreyi geçti. İkili, tekneyi elden geldiğince güvence altına almaya çalıştılar. Son anlarda Richard, Tami’nin güverte altına inmesini istedi ve kendisi de güvenlik kemeriyle bağlantıda kaldı. Sonrasında gelen şiddetli bir darbe, tekneyi ters çevirdi. Bu, Tami Oldham Ashcraft’ın bilincini kaybettiği ve hayatının akışının değiştiği an oldu.

Tami Oldham Ashcraft, tam 27 saat boyunca bilinçsiz kaldı. Uyandığında kendini suyla dolan bir kamarada buldu

Tami Oldham Ashcraft

Etrafa yayılmış enkazdan başka bir şey yoktu; kırılmış direkler, denizde sürüklenen yelken parçaları etrafını sarmıştı. Başındaki ağır yarası zonkluyordu ve tekne içinde ürkütücü bir sessizlik hâkimdi. Bu sessizliğe, Richard Sharp’ın hayatını kaybetmiş olmasına dair acı haberi ekleniyordu. Kasırgadan etkilenerek denize savrulmuştu ve onun geri dönüşü mümkün değildi. Yardım çağıracak hiçbir cihaz çalışmıyordu. Motor ve navigasyon sistemleri kullanılamaz hale gelmişti. Pasifik Okyanusu’nda yalnız kaldığında, tekne suyun üstünde duruyordu, bu onun hayatta kalması için bir fırsattı. Yas tutmaya veya korkuya kapılmaya zamanı yoktu; sadece iki seçeneği kalmıştı: Pes etmek ya da mücadele etmek.

İlginizi çekebilir:

31 Yıldır Hidrosefali Hastalığıyla Mücadele Eden Graziely Alves Régis’in Hikâyesi

Tami Oldham Ashcraft, hayatta kalma içgüdüsünü harekete geçirdi. Öncelikle yatın batmasını önlemesi gerekiyordu

Tami Oldham Ashcraft

Saatlerce, günlerce elle su tahliye etti. Kırık direk parçaları ve fırtına yelkeninden yaptığı geçici bir yelken ile çabalıyordu. Fiziksel olarak tükenmiş gizlendi ama duraksayamazdı. Diğer önemli sorun ise yön bulmaktı. En yakın kara olan Hawaii’ye 1.500 mil uzaktaydı. Elinde yalnızca bir sekstant ve bir saat vardı. Gökyüzü navigasyon becerisine güvenerek, yıldızlar ve güneş kullanarak rotasını hesaplamaya çalıştı. En küçük bir hata, onu sonsuz denizlere sürükleyebilirdi. Bu nedenle, her hesaplama ve yön düzeltmesi hayati derecede önemliydi. Açlık, susuzluk ve acıyı bastırmak zorundaydı. Hayatta kalmak, hem soğukkanlılık hem de matematik gerektiriyordu.

Denizde geçen 41 günün en zorlu kısmı yalnızlıktı. Tami Oldham Ashcraft, haftalar boyunca kimseyle iletişim kurmadı

Tami Oldham Ashcraft

Sessizlik, Richard Sharp’a duyduğu özlemi ve kaybını hatırlatıyordu. Bu anlarda aklını meşgul etmek için tekneyle, denizle ve kendi iç sesiyle konuşarak zihnini aktif tutmaya çabaladı. Gözyaşlarını bile kontrol altında tutmalıydı, çünkü vücudundaki su kaybı hayati bir tehlike teşkil ediyordu. Kısıtlı miktarda konserve meyve ve sardalya, onun yiyecek kaynaklarıydı. Günlerini küçük hedeflere bölerek geçirdi; bir sonraki hesaplama, bir sonraki gün doğumu veya rüzgâr değişimi… Zihnini sürekli uyanık tutmak, umutsuzluğa kapılmamanın tek yoluydu. Tami, bu deneyimde, en çaresiz anlarda bile insanın dayanıklılığının ne denli yüksek olduğunu bizzat tecrübe etti.

İlginizi çekebilir:

Vücut Bütünlüğünü Bozanlar Var! Dünyanın Dört Bir Yanından 16 Tuhaf Güzellik Ritüeli

Denizin 41. günü, Japon bir araştırma gemisi Hazana’yı Hilo limanı açıklarında fark etti. Bu hikâye, Adrift filmine ilham verdi ve Tami Oldham Ashcraft, oyuncularla poz verdi

Tami Oldham Ashcraft

Sürüklenen yatın içinde bir insanın hayatta olduğunun fark edilmesi herkesi hayrete düşürdü. Tami Oldham Ashcraft kurtarılmıştı, ancak aşırı derecede zayıf, susuz kalmış ve büyük bir travma yaşamıştı. Fiziksel yaralar zamanla iyileşse de en zor kısmının zihinsel süreç olduğu gerçeğiyle yüzleşmesi gerekiyordu. Bu yaşadığı olağanüstü deneyim, yıllar sonra kaleme aldığı “Kırmızı Gökyüzünde Yas” adlı kitap ile dünya ile paylaşıldı. Bu eser, pek çok dile çevrilerek sinemaya uyarlandı. Şu anda Washington eyaletindeki San Juan Adaları’nda yaşamaya devam eden Ashcraft, yelken açmayı sürdürmekte ve hayatına yeni bir yön vermektedir. Bileğinde taşıdığı küçük sekstant kolyesi ise ona her gün okyanusun ortasından eve dönüş yolunu hatırlatmaktadır.

Kaynak: 1

“`